Blog / Ülkemizde danışmanlık şirketlerinin kapasitesinin geliştirilmesine ve uluslararası piyasalara açılma
Ülkemizde danışmanlık şirketlerinin kapasitesinin geliştirilmesine ve uluslararası piyasalara açılmasına yönelik teşvikler geliştirilmelidir
Tülin SEÇEN Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ülkemizde danışmanlık şirketlerinin kapasitesinin geliştirilmesine ve uluslararası piyasalara açılmasına yönelik teşvikler geliştirilmelidir
Sayın Seçen öncelikle, başkanlığını yürüttüğünüz Yönetim Danışmanları Derneği (YDD) hakkında bilgi verir misiniz?Derneğiniz ne zaman kuruldu, ne gibi faaliyetlerde bulunmaktadır?
Liberal ekonomi felsefesinin ve küresel rekabetin yaygınlaştığı 1970 ve 1980’li yıllarda iş dünyası hızla yeniden yapılanma ihtiyacı duymuştur. Bu dönemde, özellikle gelişmiş ülkelerde, bağımsız yönetim danışmanlığı talebi önemli artış göstermiştir. Türkiye’de de 1980 yılları ekonomik reform ve liberal ekonomiye uyum yılları olmuştur. Dünyadaki ve ülkemizdeki bu gelişime paralel olarak özellikle büyük şirketler de yeniden yapılanma amacıyla yurt dışından yönetim danışmanlığı hizmeti almaya başlamışlardır. Derneğimiz, liberalleşmeye yönelik ekonomik reformlar dönemini yaşayan her ülkede olduğu gibi Türkiye´de de yönetim danışmanlığı hizmetleri alanında yönetim danışmanlığı hizmetine gereksinimin ortaya çıktığı 1991 yılında İstanbul’da kurulmuştur. YDD, “Yönetim danışmanlığının, uluslararası iş dünyasında kabul gören standartlar ve etik davranış kuralları ile yürütülen bir meslek olarak tanımlanması, tanınması, belgelendirilmesi, iyileştirilmesi konusunda saygın, belirleyici ve güven sağlayıcı mesleki kuruluş olmak” vizyonu ile kuruldu. Derneğimizin merkezi İstanbul’da olup ülke genelinde üyesi bulunmaktadır ve 2012 yılı itibarıyla ülke genelinde yapılanma ve yaygınlaşma stratejilerini uygulamaya almış vaziyettedir. Kısa adı “YDD” olan Derneğimiz, sosyal ve mesleki alanda faaliyet göstermektedir. Türkiye´de yönetim danışmanlığı yapan kişi ve kuruluşlar arasında;
• Güç birliği oluşturup mesleki etkinliği artırmak,
• Mesleki tanım, ilke ve standartları saptamak, yerleştirmek, geliştirmek ve gözetmek,
• Üyelerinin mesleki konu, çıkar ve sorunlarını üçüncü şahıslar ve yasalar karşısında temsil etmek ve savunmak,
• Bilgi alışverişi ve mesleki koordinasyonu sağlamak,
• Yönetim danışmanlığı hizmeti alabilecek potansiyel danışanlar için sabit bir referans ve güvence noktası oluşturmak,
• Üyeler adına iş potansiyelini geliştirmek,
• Tek bir üyenin iş kapasitesine sığamayacak boyutta projelere birden çok üyenin oluşturduğu ortak kapasite ile girilebilmesini sağlamak,
• Yönetim danışmanlığı mesleğine yeni katılımları özendirmek,
• Toplam kalite yönetimi anlayışının tüm kuruluşlarda yönetim politikası ve anlayışı olarak benimsenmesini ve uygulanmasını sağlamak amacıyla, ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, diğer derneklerle veya vakıf, sendika ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek için plâtformlar oluşturmak misyonunu üstlenmiş bir Sivil Toplum Kuruluşu´dur.
YDD bugün sağlam altyapısı, uluslararası tanınmışlığı ve üyelerinin gönüllü katkıları ile, üyelerine ve Türkiye´deki yönetim danışmanlarına katma değer sağlayacak konuma ulaşmıştır.
Yönetim Danışmanları Derneği aynı zamanda Türkiye’de faaliyet gösteren yönetim danışmanlarını temsil eden ICMCI (International Council of Management Consulting Institutes – Uluslararası Yönetim Danışmanlığı Kuruluşları Konseyi) tarafından akredite edilmiş olup ülkemiz ve bölgemizde CMC (Certified Management Consultant – Sertifikalı Yönetim Danışmanı) belgesi vermeye yetkili kuruluştur.
CMC Belgesi uluslararası kimlik ve mesleki kalite belgesidir. Bunun ülkemizde mesleğimizin gelişimine çok önemli katkıda bulunacak bir kilometre taşı olduğuna inanıyoruz. Ülkemizde gerçekleştirilen yönetim danışmanlığı faaliyetleri nelerdir? Kuruluşlar için çok önemli olan bu hizmetlerin kamu kurumları ve KOBİ’ler tarafından yeterince bilindiğini ve uygulandığını düşünüyor musunuz?
Yönetim danışmanı, bir kuruluşun; iş stratejisi, örgütsel yapısı ve iş yapma yöntemleri alanlarındaki sorunlarının, güçlü yönlerinin, iş fırsatlarının ve tehditlerinin araştırılması ve tanımlanmasını takiben kuruluşun vizyon, misyon ve stratejik hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir rekabetçi yönetim yapısını oluşturmak üzere, uygun yönetsel önerilerin yapılması, tasarlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerine destek veren nitelikli kişidir.değer yaratmak ya da değişimi gerçekleştirmek amacıyla tavsiyelerde bulunur ve çözüm yaratma ya da doğrudan aksiyona geçme yöntemlerini kullanır.
Yönetim danışmanlığı farklı branşlarda verilen danışmanlık hizmetlerini ve uzmanlık alanlarını kapsayan genel bir tanımlama olup yönetim danışmanları kurumlara; strateji oluşturma aşamasından, genel yönetim, proje yönetimi, iş kurma, pazarlama, bilgi teknolojileri, satın alma ve malzeme yönetimi, üretim teknolojileri, insan kaynakları, mali ve finansal yönetim, halkla ilişkiler ve tanıtım, bilişim teknolojileri, kalite yönetimi, araştırma, çevre gibi yönetsel konulara kadar çok geniş alanda çok yönlü destek vermektedirler.
Farklı sektördeki ve farklı büyüklükteki kurumlarda “yönetim kalitesini geliştirmenin”, verimliliği artırmanın” gerekliliği gün geçtikçe daha iyi anlaşılmakta olup bu hizmetlerin, planlama ve düzenleme yapan merkezi kamu kuruluşları ile kurumsal yapıları gelişkin büyük özel sektör kuruluşlarının çoğunluğu tarafından yeterince bilindiğini, ancak etkin olarak kullanılmadığını veya danışman seçme aşamasında yetkinlik kriterlerinin tanımlanması ve seçilen danışmanın mesleki birlik gibi yerlere üyeliği ve mesleki sertifikasyonu konusunda bilinçli bir talep düzeyinin olmadığını düşünmekteyim. Özellikle KOBİ statüsündeki şirketlerin ve yerel yönetimlerin yönetim danışmanlığı hizmetlerine ilişkin taleplerinin yeterli düzeyde olmadığını söylemek isterim.
Ekonomi Bakanlığı ve KOSGEB’in özellikle KOBİ’ler düzeyinde verdiği danışmanlık ve eğitim desteklerine rağmen hizmet alımında yeterli bir gelişim kaydedilememektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri; uzmanlık ile yönetim danışmanlığı nosyonunun karıştırılmamasıdır.
Örneğin bir kişi iyi bir pazarlamacı olabilir, iyi bir üretim planlamacısı, iyi bir teknik uzman veya bilgi teknolojileri uzmanı da olabilir ve kendi uzmanlık alanlarında çözümler üretebilirler. Ancak bu uzmanlık işletme yönetimi bilgisi ve işletmeye bir bütün olarak bakabilme yetkinliği ile birleştirildiğinde, yapılan bir işin veya değişikliğin topyekûn etkisini analiz edebilecek ve bunu kurum iş yapma biçimlerine ve kültürüne yansıtabilecek düzeye gelindiğinde “yönetim danışmanı” mesleği tanımı kapsamının oluştuğunu özellikle belirtmek isterim.
Yönetim Danışmanlığının yurt dışı uygulamaları hakkında bilgi verebilir misiniz? Danışmanlık firmaları ve danışmanlar belgelendirilmiş midir, yıllık ortama danışmanlık talebi nedir, danışmanlık hizmetlerine nasıl destek sağlanmaktadır?
Tüm Avrupa genelinde, Avustralya, Kanada ve ABD’de danışmanlık hizmeti alımı son derece yaygındır. Örneğin İngiltere’de akreditasyona büyük önem verilmektedir. Avusturya’da faaliyet gösteren yönetim danışmanlarının yüzde 90’a varan bir kısmının CMC sahibi olması ülke çapında mesleğe duyulan güveni pekiştirmektedir. ABD’de faaliyet gösteren yönetim danışmanlarının büyük bir çoğunluğu YDD’nin muadili olan IMC-USA (Institute of Management Consultants) üyesidir.
AB’ye yeni üye olan Doğu Avrupa ülkelerinde yönetim danışmanlığı mesleği yoğun bir şekilde AB fonları ile desteklenmekte ve yönetim danışmanlarının ulusal çapta daha etkin hale gelmeleri için çaba sarf edilmektedir. Avrupa çapında faaliyet gösteren yönetim danışmanlığı firmalarının üyesi olduğu FEACO isimli organizasyon AB Komisyonu ve AB Parlamentosu gibi üst yönetim organları seviyesinde etkin girişimlerde bulunmaktadır.
Küresel çapta faaliyet gösteren ve YDD’nin de akredite üyesi olduğu ICMCI ise yönetim danışmanlığı mesleğinin Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, IMF, Dünya Bankası gibi küresel dev kurumlar desteği ile yaygınlaştırılması ve daha yaygın, akredite ve küresel standartlara sahip hizmet sunumuna talep yaratılması konularında yoğun çaba göstermektedir. YDD, yönetim danışmanlığı konusunda en çok üyesi olan ve en aktif derneklerden biridir.
Ülkemizde verilen hizmetlere baktığımızda üyelerinizden, danışmanlık hizmeti talep eden kuruluşlar hedef ve beklentilerini tam ve doğru olarak tanımlamış oluyorlar mı? Bu konudaki eksiklikler danışmanlar ve kuruluşlar açısından ne tür sorunlara yol açıyor?
Kurumdan kuruma değişiyor ancak genellikle tanımlanan hizmet talebi gerçek ihtiyacın sadece bir bölümünü içeriyor. Yönetim kalitesini geliştirmenin en kritik unsurlarından biri “bütünsel bakış” ve bütünü geliştiren çözümler ve iyileştirmelerdir. Bu yüzden danışmanların öncelikle mevcut durumubelirleme, ihtiyacı doğru tanımlama yönünde çalışmaları gerekmektedir.
Kurumların ihtiyaçlarını doğru belirlemeleri ve doğru hedefler yönünde danışmanlık desteği almaları orta ve uzun vadede kuruma önemli katkı sağlamaktadır. Danışmanlık hizmeti talep eden kurum ve kuruluşların ihtiyaçlarının doğru tanımlanmasında kurum yönetiminin kurumsallaşmaya ve kurumsal sürdürülebilirlik bilincine hakimiyetinin yanı sıra, danışmanın katkısı da büyük önem taşımaktadır. Danışanın danışman tarafından doğru yönlendirilmesi ve danışan kuruma uygulanabilir ve başarılı olacak bir yol haritası sunulması ancak mesleki yetkinliği ve tanınırlığı (akredite edilmiş, sertifikalı) olan bir yönetim danışmanının tercih edilmesi ile mümkün olacaktır.
Danışan kurum ve kuruluş yönetiminin ihtiyaçlarını doğru tanımlayamaması ve danışmanlık hizmet sonuçları ve çıktıları hakkında yeterli bilince sahip olamaması hem alınan hizmet kalitesini hem de elde edilen çıktılardan danışanın memnun olmaması sonucunu yaratıyor. Bu durum danışan nezdinde yönetim danışmanlığı mesleği hakkındaki pozitif düşüncenin de değişimine etkide bulunuyor ve danışmanlık hizmet talebinde daralmaya yol açabiliyor.
Üyelerinizin firmalara danışmanlık hizmeti verirken sıklıkla karşılaştıkları güçlükler nelerdir? Kurumların danışmanlık hizmeti alma aşamasında teklifleri değerlendirme kriterleri çok sağlıklı olmayabiliyor. Hizmet alımlarında ve özellikle danışmanlık hizmetinde içerik, danışmanların yetkinlikleri, üretilecek çıktılar ve bu hizmetin ihtiyacı karşılamaya yönelik olması önemlidir. Teklif aşamasında daha somut olarak ortaya konulabilen maliyet ve süre kriterleri ile değerlendirmeye odaklanılmakta, içerik ve danışman kalitesi gözardı edilebilmektedir.Teklif ve değerlendirme aşamasında karşılıklı sağlıklı iletişim kurulması bu konunun doğru şekilde sonuçlandırılması için gereklidir.
Sizce danışmanlık hizmeti alan firmaların uygulama başarısını belirleyen noktalar nelerdir?
Uygulama başarısında en önemli nokta yönetimin yaklaşımı, uygulama disiplinini sağlamasıdır. Diğer önemli nokta ise alınan danışmanlık hizmetinin metodolojisi, temel prensip ve kavramlarının kurum çalışanlarına kazandırılmasının sağlanması için kaynak ayrılması gerekliliğidir.
Danışmanlık hizmeti almak isteyen firmaların hizmet alımı öncesinde hangi konularda, ne tür hazırlıklar yapmalarını önerirsiniz?
Danışmanlarla sağlıklı iletişim kurulması ve danışmanların referansları ve önceki çalışmaları hakkında bilgi edinilmesi, projede görev alacak danışmanların deneyim ve konuya yaklaşımlarının değerlendirilmesi önemlidir. Fiyat ve zaman boyutlarının değerlendirmede tek karar kriteri olarak alınmaması, danışmanın deneyimine ve müşteriye karşı yaklaşımına da dikkat edilmesini öneriyorum.
Danışmanlık hizmeti almayı düşünen firmalara, danışmanlık süreci ve danışman seçimiyle ilgili neler önerirsiniz?
Danışmanlık hizmetinde danışmanların, deneyim, iş yaklaşımları ve danışmanlık alan kurum ile doğru iletişim kurabilmesi önemlidir. Bu noktanın değerlendirmeye alınması danışan kurum için öncelikli olmalıdır. Yönetim Danışmanları Derneği, “Yönetim danışmanlığının, uluslararası iş dünyasında kabul gören standartlar ve etik davranış kuralları ile yürütülen bir meslek olarak tanımlanması, tanınması, belgelendirilmesi, iyileştirilmesi konusunda saygın, belirleyici ve güven sağlayıcı mesleki kuruluş olma” misyonu doğrultusunda CMC Belgesi vermektedir. Uluslararası kimlik ve mesleki kalite belgesi olan bu belge doğru danışman belirleme aşamasında diğer boyutların yanında dikkate alınabilecek önemli bir kriter olabilir.
Sayın Seçen, son olarak ülkemizdeki yönetim danışmanlığı konusunda neler eklemek istersiniz?
Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz. Ülkemizdeki yönetim danışmanlığı mesleği, büyük bir çoğunlukla bu mesleği icra eden bireylerin ve sahibi oldukları danışmanlık firmalarının katkısı ve belli bir ölçüde YDD’nin katkısı ile tanınmaktadır.
Yüzde 90’ı KOBİ statüsünde olan yerel ve uluslararası yoğun rekabet ile karşı karşıya kalan ve çoğunlukla finansal kaynak temininde zorlanan işletmelerin esasen çok ihtiyaç duyduğu ancak hizmet alım kararı vermekte zorlandığı bir meslek dalıdır. Gelişmiş ülkelerdeki danışmanlık hizmeti alma oranlarına bakıldığı zaman Türkiye’de danışmanlık hizmeti alma oranının çok yetersiz olduğu görülmektedir.
İşletme sahiplerinin “her şeyi bilen, her tür gelişmeyi takip eden, her tür tehdidi görebilen” süper insanlar olması beklenemez. Çoğunlukla gündelik sorunların ve ihtiyaçların karşılanmasına odaklanan KOBİ’lerde artan rekabetle birlikte risklerde artmaktadır. Bu risklerin azaltılması ve iyi yönetilmesi için en önemli çözümlerden biri, düzenli danışmanlık hizmeti alımıdır.
Yönetim danışmanlarının, özellikle YDD üzerinden bu konularda desteklenmesi, işletmelerin de daha geniş kapsamlı teşvikler ve desteklerle bu hizmetlerden faydalandırılması artan küresel rekabet ortamında giderek önem kazanmaktadır.
Bu konuda, öncelikle yönetim danışmanlığına yönelik kamu destekleri artırılmalıdır. Ülkemizde kurumsallaşma yolunda olan yerli danışmanlık şirketlerinin kapasitesinin geliştirilmesine ve uluslararası piyasalara açılmasına, hizmet ihracatının artırılmasına yönelik teşvikler geliştirilmeli, özellikle KOBİ’lerin danışmanlık hizmetinden faydalanmasına yönelik yönlendirici düzenlemeler yapılmalıdır.