ISO BELGELENDİRME
Sektörler
İso Belgelendirme
Karbon Ayak İzi Hesalama
Taksim Danışmanlık Hizmetleri
Güncel Fuarlar
Önceki Sonraki
WorldFood Türkiye’nin En Büyük Gıda Fuarı
WorldFood Türkiye’nin En Büyük Gıda Fuarı
9-12 Eylül 2021
Provimes Web ve Mobil Kurulum ve Kullanım Eğitimimize Davetlisiniz.
Provimes Web ve Mobil Kurulum ve Kullanım Eğitimimize Davetlisiniz.
03 Haziran, Perşembe
Provimes Web ve Mobil Kurulum ve Kullanım Eğitimimize Davetlisiniz.
Provimes Web ve Mobil Kurulum ve Kullanım Eğitimimize Davetlisiniz.
03 Haziran, Perşembe Saat: 10
Kurumsal Akademiler Konferansı
Kurumsal Akademiler Konferansı
24 Haziran 2021 | 14:00 - 16:4
Doğaya Saygı Sertifikası
Blog / Danışmanlık standartlarının oluşturulması ve danışmanlığın bir meslek olarak kabul edilmesi gereklid
Danışmanlık standartlarının oluşturulması ve danışmanlığın bir meslek olarak kabul edilmesi gereklidir
 
Profesyonel Danışmanlar Derneği (PRODER) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Barutcu, Kurucu Üyeleri, aynı zamanda şu anki Yönetim Kurulu Üyeleri Leyla Arsan ile Kezban Mutlu ve PRODER Üyesi Kürşat Kurt ile gerçekleştirilen söyleşiyi sunuyoruz.
 
Hikmet BARUTCU Profesyonel Danışmanlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Danışmanlık standartlarının oluşturulması ve danışmanlığın bir meslek olarak kabul edilmesi gereklidir
 
 
 
Sayın Barutcu, öncelikle Türkiye’de yönetim danışmanlığının mevcut durumundan ve PRODER’in çalışmalarından bahseder misiniz?
 
Barutcu – Öncelikle, salt yönetim danışmanlığı tanımlaması yerine “danışmanlık” ifadesinin daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Yönetim danışmanlığı, danışmanlık genel ifadesi altında olmalıdır diye düşünüyoruz. Bugünkü durumuna gelince, danışmanlık bir meslek olarak görülmeyip, bilgi ve deneyime değer verilmiyor. Sadece uluslararası şirketlerin bizlerden daha şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Standartları olmadığı ve meslek olarak değer görmediği için de herkes kendine danışman diyor ve iş yapmaya çalışıyor. Danışmanlık hizmeti satın alma ve uygulama konusundaki kural eksiklikleri ve son günlerde bu hizmeti alan ve satan konumundakilerin zaman zaman yaşadığı çeşitli sorunlar, altı yıl önce Profesyonel Danışmanlar Derneği’ni kurmamıza neden oldu.
 
PRODER olarak amacımız, Türkiye’de danışmanlık sektörünün oluşturularak, bu sektörün KOBİ’ler başta olmak üzere, sanayiye ve diğer danışanlara faydalı olacak şekilde ve doğru bir biçimde gelişmesini sağlamaktır.
 
Bu doğrultuda, en önemli hedeflerimiz arasında Türkiye’ye özgü bir danışmanlık akreditasyon ve sertifikasyon sisteminin oluşturulması yer almaktadır. Geniş bir yelpazede çalışan Derneğimiz; bir taraftan benzer sivil kurumlarla işbirliği yaparak, diğer taraftan hizmet satın alan, başta kamu kurumları olmak üzere, tüm birimlerle çalışmaları sürdürmektedir.
 
PRODER;
 
• Hizmet alımları sırasında ortaya çıkan sorunlar karşısında, kurumlar tarafından alınan geçici önlemler, satın alanların yazılarla uyarılması, yanlış uygulamalara cezalar uygulanması gibi ara çözümler yerine birlikte üretilecek çözüm önerilerinin sonuç vereceğine inanmaktadır.
 
• Yanlış uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan genel ifadeler bu alanda doğru hizmet veren uzmanları zor durumda bıraktığından aracılık, komisyonculuk gibi hizmetlerin “danışmanlık” kavramından ayrılarak ifade edilmesinden yanadır.
 
• Ülke çapında hizmet alanların bilinçlendirilmesi, hizmet çeşitleri, müşteri beklentileri, aradaki sözleşmelerin önemi, hizmet veren uzmanlarda aranacak kriterlerin belirlenmesi, müşteri haklarının korunması için yapılacak kampanyaların içinde bulunmaya hazırdır.
 
• Danışanlar kendilerine sağlanacak danışmanlık hizmetinin kapsadığı alanları, işletmelerine hangi artı değerleri kazandıracağını, sürelerini, uzmanların referanslarını ve birikimlerini değerlendirmeleri için güvenli bir kurum olarak rol almaya hazırdır.
 
• Danışmanlık mesleğinin gelişimi, etik kurallar, ahlâki prensipler yönüyle uzun vadeli çalışmalar da tüm üyelerimizin hedefleridir. Peki danışmanlık sektörünü oluşturup, iyileştirmek için yapılması gerekenler nedir? Arsan - Bunun için, bu alandaki tüm Sivil Toplum Kuruluşları (STK) işbirliği yapmalıdır. Ancak, danışmanlık kavramının birçok konuyu ve sektörü kapsadığını, sadece yönetime yönelik olmadığını ve dünya geliştikçe yeni konuların da ortaya çıktığını unutmamak gerekir.
 
Sertifikasyon sistemi kesinlikle danışmanlık konularına ve uzmanlık bilgisine müdahale etmeyecek düzeyde olmalıdır. Bilgi ve deneyim sürekli gelişmektedir. Sürekli olarak ve hızlı bir şekilde ve kişiye bağlı olarak da deneyimle gelişen uzmanlıkları ölçmek anlamlı olmayacaktır.
 
PRODER´in geliştirdiği Danışmanlık Teknik ve Ahlaki Prensipleri (DATUP) kullanılarak, Tablo 1´de yer alan ve halen devam eden 4S çalışması geliştirilebilir, standart ve yeterlilikler buna göre şekillendirilebilir.
 
Danışmanların yetkinliği dikey olarak değil, yatay olarak belirlenebilir ve başarı ölçütleri geliştirilebilir. Örneğin, DATUP’ta da belirlediğimiz üzere, bir danışmanın sözleşme hazırlama ile ilgili standartlara göre hareket etmesi ve kendi danışmanlık alanındaki koşullara bağlı olarak bu sözleşmeyi bu standartlarda düzenleyebilmesi gereklidir. Danışmanın kendi konusu ile ilgili kritik olmazsa olmaz konularda yetkin olması gereklidir.
 
Profesyonel anlamda danışmanlık yapan kişilerin yetkinlik kapsamı daha geniş olabilir; ancak, yetkinlikleri genellemek gereklidir. Bir başka örnek, bir teknoloji danışmanının danışmanlık yaptığı alanda yeni teknolojiler gelişmiş ve danışmanın bu teknolojiyi bilmesi gerekliyse, bunu an ve an ölçebilecek bir sistem mümkün değildir. Bu tamamen o kişinin kendini yetiştirmesi ile ilgilidir. Danışman yeterlilik sistemi oluşturulurken, amaç danışmana puan vermek ve sınıf geçirtmek değildir. Bunu yapmak olanaklı değildir. Burada önemli olan, danışmanın profesyonel bir şekilde hareket etmesini sağlayacak standartlara ve yeterliliklere sahip olmasıdır. Önemli olan danışman olabilme kriterlerinin sağlanmasıdır.
 
Danışmanın teklif vermeden, sözleşme hazırlamaya, işin gerçekleştirilmesindeki bazı araçların kullanılmasına, kendini sürekli olarak yenilemesinden raporlama tekniklerine kadar birçok noktadaki yaklaşımı ve davranış biçimini değerlendirmek daha doğru olacaktır. Danışmanların finans, hukuk, müşteri ilişkileri gibi konularda bilgilerini geliştirmeye ihtiyaçları vardır. Bunun için eğitimler gereklidir. Ancak, danışmanlık yaptığı şirketin finansal yapısı ve yönetimi ile ilgili konuları bilmesi o danışmanın kendi bilgi ve uzmanlığı ile ilgilidir.
 
Eğer bir danışman bir yönetim danışmanıysabu düzeyde asgari bilgilere elbette sahip olması gereklidir. Bu alanda yapılan sertifikasyon sistemleri mevcuttur. Ancak, bunu tüm danışmanlar için varsayamayız. Bir teknoloji ya da tasarım danışmanı kendi bilgi birikimini ve uzmanlığını kullanır; şirket yönetimine yönelik bir danışmanlık yapmak durumunda değildir, ancak genel bilgisi artırılabilir. Danışmanlık sadece şirketlere de yapılmaz, bir proje kapsamında belli bir alanda bir görüş bildirilmesi, araştırma yapılması, bir değerlendirme çalışması ve raporlaması da bir danışmanlık çalışmasıdır.
 
Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ve Verimlilik Genel Müdürlüğü (VGM) gibi tüm kamu kurumları bu konuda tarafsız ve açık olmalıdır. Süreci destekleyecek tüm paydaşların katılımlarını sağlamalıdır. Danışmanlık, tüm diğer teşviklerden öncelikli olmalı ve ön şart olarak işletmelere sunulmalıdır. Öncelikle ihtiyaç sahipleri ve danışman kullananlar bir araya getirilerek talep oluşumu yapılmalı (ki bu bilinci de artıracaktır); daha sonra sorunlar, çözümler, standart oluşumları, sertifikasyona girilmelidir.
 
Yasal düzenlemeler, danışmanlık hizmetlerinin desteklenmesi-teşvikler konusunda neler söylemek istersiniz?
 
Mutlu - Birçok kamu kurumu tarafından, ayrı ayrı yürütülen sektör yapılanma çalışmaları bulunmaktadır; ancak henüz çok yenidir. Bu kurumlar kendi alanlarında kullandıkları "danışman" standardizasyonu çalışmaları yapmakta, birlikte çalışan Sivil Toplum Kuruluşları (STK) da üye yapılarına göre geri bildirim sağlamaktadır.
 
Önce "Türkiye´dedanışmanlık ihtiyaç analizi" yapılabilmiş olsaydı, bu ihtiyaca çözüm üretecek danışman tarifi yapılarak sektör oluşması, sorun tespiti, çözüm önerileri daha doğru şekilde gelişebilirdi. Bugün Türkiye’de profesyonel olarak çalışan kaç danışman olduğunu bilemiyoruz. Bu çalışmanın mutlaka yapılması gereklidir. Öncelikli olarak, PRODER gibi danışmanlık sektörünü temsil eden STK’lara bu konuda bir kamu desteğinin sağlanması çok faydalı olacaktır.
 
Bugün ise sadece kamu tarafından bakılarak, destek mekanizması esaslı sektör yapılanması çalışmaları sürdürülmektedir. Kamu İhale Kanunu´nda da birtakım değişiklikler söz konusu olmalıdır. Günümüzde, ulusal çalışmaları yapmak için bile ulusal danışmanlık şirketlerinden yararlanılamamaktadır. İhale kanunundaki kısıtlar nedeniyle tüm ihaleler mecburen yabancı danışmanlık şirketlerine verilmekte, yabancı danışmanlık şirketleri de, ulusal düzeyde konuya ulusal danışmanlık şirketleri kadar hakim olamadıklarından yapılan birçok ulusal düzeyde çalışma ülkemize fayda sağlamamakta ve kaynaklar boşa kullanılmaktadır.
 
Özel sektörün doğru danışmanlarla çalışması ve kendine fayda sağlaması için PRODER gibi danışmanlık STK’larına üye güvenilir danışmanlarla çalışması teşvik edilmelidir. Bu STK’ların da danışmanlarının standart ve yetkinliklerini artırabilmelerine yönelik eğitimler ve sertifikasyon sistemi hazırlamaları için destekler sağlanmalıdır.
 
Ülkenin stratejik ve kritik önem taşıyan alanlarda şirketlerin kendilerini geliştirmelerine yönelik olarak danışmanlık destekleri sağlanabilir ve bu danışmanların bilgi ve deneyimlerini artırmaya yönelik projelerin gerçekleştirilmesi için de destek mekanizmaları oluşturulabilir.
 
Danışmanlık firmalarının kendini yenilemesi konusunda neler düşünüyorsunuz? Bugün piyasadaki danışmanlık firmalarının yeterlilikleri sizce ne durumdadır?
 
Kurt - Hizmet sunan danışman yeterliliği hizmeti satın alan tarafları da ilgilendiren bir konudur. Özellikle son dönemlerde belli gruplara yakın kişilerde liyakat ve yeterlilik aranmaksızın doğrudan işverilmesi, danışman tercihinde satın alanın taraflı davranması, özel sektörde ise mecbur kalmadıkça danışmanlık talebinin kısıtlı kalması, gelecekte sıkıntı yaratabilecek bir durumdur.
 
Danışmanlık firmalarının kendilerini yenilemesi tamamen sektörün talebinin artışı ve firmaların sermaye yapılarının güçlenmesi ile mümkün olabilir.
 
Danışmanlık ve tecrübe kelimeleri sizce ne ifade ediyor?
 
Arsan - Danışmanlık sözcüğü, danışmaktan gelmektedir. Bir kişi ya da kurum bir başka kişi ya da kurumdan fikir ve görüş almak istediğinde yapılan eylemdir. Fikir ve görüş vermeye muktedir kişi ya da kurumun en azından bir konuda bir şeyler söyleyebilmesi için o konuda daha önce çalışmış olması ya da bilgi birikiminin oluşmuş olması gereklidir.
 
Bu nedenle deneyim son derece önemlidir. Ancak, bir danışman aynı zamanda uzman olduğu alanda sürekli olarak kendini geliştirmelidir. Aksi takdirde, deneyim tek başına yeterli olmayacaktır. Güncel bilgiyle (knowledge) donanmış olması gerekmektedir. İyi bir danışman, deneyimini sürekli olarak yeni bir bilgi üretmek ve kendini geliştirmek için kullanır.
 
Bu, kâr eden bir şirketin yeni bir işe yatırım yapması gibidir. İyi bir danışman, sürekli olarak kendini geliştirmek üzere yatırım yapar.
 
Yeni deneyimler oluşturmak üzere çalışır. Belgelendirme konusu hakkında ilave edecekleriniz var mı?
 
Barutcu - Danışmanlık standartlarının (tüm danışmanlık kolları için) oluşturulması ve yeterliliklerin belirlenmesi gerekir. Danışmanlıkların uzmanlık alanlarına karışmadan, standart ve yeterlilikler düzeyinde bir sertifikasyon sisteminin oluşturulması ve danışmanlığın bir meslek olarak kabul edilmesi gereklidir.
 
Yasal Uyarı
İsfirmarehberi.com´da yer alan kullanıcıların oluşturduğu tüm içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından İsfirmarehberi.com hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Bizi Takip Edin !
Facebook Twitter Google Plus Linkedin Youtube Instagram