Blog / Türkiye´deki Yönetim Danışmanlığı Sektörünün Sorunlarının Belirlenmesi ve Çözüm Önerilerinin G
Türkiye´deki Yönetim Danışmanlığı Sektörünün Sorunlarının Belirlenmesi ve Çözüm Önerilerinin Geliştirilmesi
Verimlilik Genel Müdürlüğü, Türkiye’deki Yönetim Danışmanlığı sektörünü masaya yatırıyor
Verimlilik Genel Müdürlüğü Danışmanlık ve Eğitim Dairesi Başkanlığı 1
1
1
1
1
1
1
1
Yönetim danışmanlığı, yöneticilerin ve organizasyonların karşılaştıkları sorunları analiz etmelerine ve çözüme kavuşturmalarına, organizasyonel performansı artırmalarına, yeni iş fırsatlarından yararlanmalarına, karar alma ve uygulama süreçlerini geliştirilmelerine ve diğer yöneticilerin ve organizasyonların deneyimlerinden yararlanmaya yardımcı olan profesyonel bir hizmet olarak kabul edilmektedir.
Genel olarak, stratejik yönetim, bilişim teknolojisi, finansal yönetim, pazarlama ve dağıtım yönetimi, operasyon yönetimi, e-iş, insan kaynakları yönetimi, bilgi yönetimi, verimlilik ve performans yönetimi, kalite yönetimi, kurumsal dönüşüm, işletmenin sosyal rolü ve sorumluluğu vb. başlıklar altında bu hizmetler sunulmaktadır (“Yönetim Danışmanlığı Meslek Rehberi”, MPM, 2010).
Yönetim danışmanlığının dünyadaki geçmişine bakıldığında, profesyonel anlamda yüz yıllık bir tarihinin olduğu söylenebilir. Yönetim danışmanlığının, Avrupa ve Amerika’da özellikle son elli yıllık süreçte, ülkemizde ise son yıllarda hızlı bir gelişim sürecine girdiği görülmektedir. Türkiye’de yönetim danışmanlığı hizmetleri büyük ölçüde özel sektör kuruluşları tarafından sunulmaktadır.
Ancak üniversiteler ve bazı kamu kuruluşları (örneğin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı-Verimlilik Genel Müdürlüğü ve TÜSSİDE-Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü) da yönetim danışmanlığı alanında faaliyet göstermektedir. İşletmeler organizasyonel performanslarını artırmak için yardıma ihtiyaçları olduğunda genellikle yönetim danışmanına başvururlar.
Bir işletmenin performansının iyileştirilmesi, organizasyonun tümünde -pazarlamada, üretimde, yönetimdedeğişikliklerle gerçekleştirilebilir. Değişen ekonomik yapı, pazarlar arasındaki ilişkilerin artması ve hızlı gelişen teknoloji ile rekabet ortamının küresel bir boyut almasından dolayı bir danışmanla çalışmak, olağan bir durumdan öte son yıllarda bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu bakımdan ülkemizde, işletmelerin ve kurumların performansının artırılmasında önemli bir rolü olan yönetim danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu kapsamda, ülkemizde yönetim danışmanlığı sektörünün mevcut durumunu analiz etmek, sorunlarını belirlemek, çözüm önerileri geliştirmek ve bu alandaki politikalara temel oluşturmak amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından Kasım 2012’de tüm paydaşların (danışmanlık kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşları) katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirilecektir. Çalıştayın ilk aşaması olarak bir soru formu tasarlanmış ve elektronik ortamda 170 adet danışmanlık kuruluşuna ve ilgili derneklere (Yönetim Danışmanları Derneği, Profesyonel Danışmanlar Derneği, KALDER ve Yalın Enstitü Derneği) gönderilmiştir.
Cevaplanan 69 adet soru formu SPSS ve MS Excel programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular çalıştay kapsamında ele alınacak konuların belirlenmesi ve önceliklendirilmesi için kullanılacaktır. ARAŞTIRMA BULGULARI Araştırma kapsamında uygulanan soru formunda genel olarak, yönetim danışmanlığı sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini tespit etmeye yönelik sorular yöneltilmiştir. Bu sorulara verilen anlamlı cevaplar doğrultusunda elde edilen bulgular bu bölümde detaylı olarak verilmektedir.
1. Araştırmaya Katılan Kuruluşların Kuruluş Yıllarına ve Personel Sayısına Göre Dağılımı: Tablo 1’de görüldüğü üzere araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 35,82’si son 5 yıllık dönemde kurulmuş iken, büyük bir çoğunluğu (yüzde 94) son 20 yıl içerisinde kurulmuştur.
2. Araştırmaya Katılan Kuruluşların Hizmet Sundukları Bölgeye Göre Dağılımı: Araştırmaya katılan kuruluşların büyük çoğunluğunun (yüzde 60,9) ülkemiz genelinde danışmanlık hizmeti sunduğu görülmektedir . Uluslararası düzeyde faaliyet gösteren kuruluşların oranı yüzde 30,4 iken yerel düzeyde danışmanlık hizmeti sunan kuruluşların oranı yüzde 8,7’dir.
3. Son Üç Yıl İçerisinde Danışmanlık Hizmeti Sunulan Müşterilerin Kategorik Dağılımı: Araştırmaya katılan kuruluşların çoğunlukla KOBİ’lere ve Büyük Ölçekli İşletmelere hizmet verdiği görülmektedir (Tablo 3).Hizmet sunulan bölge ve hizmet sunulan müşteriler göz önüne alındığında ise (Tablo 4), araştırmaya katılan her düzeydeki (hizmet sunulan bölgeye göre) kuruluşun en çok KOBİ’lere ve Büyük Ölçekli İşletmelere hizmet sunduğu görülmektedir. Ayrıca, kamu kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinin en yüksek oranda uluslararası alanda hizmet sunan kuruluşlar tarafından verildiği görülmektedir.
4. Son Üç Yıl İçerisinde En Çok Sunulan Danışmanlık Hizmetlerinin Konulara Göre Dağılımı: Bu bölümde, danışmanlık kuruluşları tarafından son üç yıl içerisinde en çok sunulan danışmanlık hizmetlerinin konulara göre dağılımı verilmiştir. En yüksek oranlı ilk altı konu başlığı ve yüzde dağılımı Tablo 5’te sunulmaktadır.Tablo 5’te görüldüğü üzere, İnsan Kaynakları Yönetimi ve Stratejik Yönetim konularında diğerlerine göre daha fazla danışmanlık hizmeti sunulmuştur.
5. Danışmanlık Kuruluşlarının Akreditasyon Durumu: “Firmanız herhangi bir yetkili kuruluştan akredite edilmiş midir?” sorusuna araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 46’sı “Evet” yanıtını vermiştir (Şekil 1).Elde edilen bulgular akredite oluş yıllarına göre incelendiğinde, kuruluşların yüzde 84’ü 2009 yılından itibaren herhangi bir yetkili kuruluş tarafından akredite edildiğini belirtmiştir. Akredite eden kuruluşlar arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, INSCAPE, MANNAZ/DANİMARKA, SPK, TECHNIC, TMMOB, TSE, TURQUALITY, UDEM ve URS sayılmıştır.
6. Türkiye’de Yönetim Danışmanlığı Sektörünün Yaşadığı Sorunlar: Türkiye’de yönetim danışmanlığı sektörünün yaşadığı sorunları tespit etmek ve önceliklendirmek amacıyla, araştırmaya katılan kuruluşlara çoktan seçmeli sorular yöneltilmiştir. Elde edilen sonuçlar Tablo 6’da verilmiştir. Tablo 6’da yer alan verilerden, “Yerel” düzeyde danışmanlık hizmeti sunan kuruluşların verdiği cevaplar ile “Ulusal” ve “Uluslararası” hizmet sunan kuruluşların verdiği cevaplar istatistiksel olarak test edilmiş ve buna dayalı olarak gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, tüm danışmanlık kuruluşlarının aynı sorunları ifade ettiklerini söylemek mümkündür. Araştırmaya katılan kuruluşlara yaşadıkları sorunlarla ilgili açık uçlu sorular da yöneltilmiş olup, bu sorulara verilen yanıtlar aşağıda belirtilmektedir (soru formlarında ifade edildiği gibi alınmıştır):
• Belgelendirme firmalarının yeterli denetim yapmadan belge vermeleri,
• Danışmanlık algısının, hizmet alanlar açısından yanlış anlaşılması,
• Devletin bilgiye önem vermemesi,
• Fiyatlandırma politikasının olmaması/yetersizliği,
• Haksız rekabet, çıkar çatışması, düşük ücret politikası uygulanması,
• Her kurumun yönetim danışmanı tutma mecburiyetinin olmaması,
• Hizmet seçiminde çoğunlukla batıdaki firmaların tercih edilmesi,
• İhtisaslaşma probleminin olması,
• Kamu kuruluşundan hizmet almanın özel sektörde sıkıntılara neden olması,
• Kuruluşlar tarafından yönetim danışmanlığı hizmetine duyulan ihtiyacın anlaşılamamış olması,
• Mesleki kurumsal yapılanmaya destek verilmesi, kamu desteğiyle kurumsal yapılanmada olan firmaların fiyat politikası nedeniyle bu durumun haksız rekabet doğurması,
• Müşteri taleplerindeki ve meslek tanımındaki belirsizlikler,
• Sektörel düzeyde yeterli uzmanın bulunmaması,
• Uluslararası danışmanlık şirketlerinin yerel kuruluşlardan daha iyi olması,
• Üniversite öğretim görevlilerin danışmanlık hizmeti vererek haksız rekabete neden olmaları.
7. Yönetim Danışmanlığı Sektörünün Ülkemizde Doğru ve Etkili Bir Şekilde Gelişip Gelişmediği ile İlgili Görüşler: “Yönetim danışmanlığı sektörünün Türkiye’de doğru ve etkili bir şekilde geliştiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 61’i “Hayır” yanıtını vermiştir (Şekil 2).
Kuruluşların sadece yüzde 9’u sektörün doğru ve etkili bir şekilde geliştiğini belirtmiştir.Araştırmaya katılan kuruluşların sektörün doğru ve etkili bir şekilde gelişememesinin nedenlerine ilişkin verdiği cevaplar aşağıda sıralanmıştır:
• Danışmanlığın standartlarının olmaması ve bu nedenle sektörleşmemesi, • Danışmanlığın meslek olarak değer görmemesi,
• Sektörün resmi olarak tanınmamış olması,
• Eğitimsiz kişiler tarafından kalitesi düşük eğitimlerin verilmesi,
• Sektöre devlet desteğinin olmaması,
• Kurumsal tecrübe yoksunluğu ve yetersiz hizmet nedeniyle uluslararası piyasada rekabet edilememesi,
• Yetkinliklerin belgelendirilmemesi, denetim eksikliği ve etik dışı davranan kuruluşların olması,
• Akreditasyon eksikliğinin olması,
• Danışmanlık faaliyetlerinin kayıt dışı yapılması sonucunda haksız bir rekabet ortamının oluşması,
• Danışmanlık mesleğinin öneminin ülkemizde tam anlaşılmaması,
• ISO standartlarına uygun denetim ve yetki olmaması,
• Etkin bir meslek örgütünün ve standartların olmaması,
• Danışmanlıkların somut veri ve araştırmaya dayalı olmaması. Ülkemizde yönetim danışmanlığı sektörünün beklentileri karşılayacak şekilde yapılanması için sunulan öneriler ise şu şekilde sıralanmaktadır:
• Danışmanlık talep edecek kurumların bilinçlendirilmesi,
• Danışmanlık sektörüne isteyen herkesin girebilmesinin önüne geçilmesi,
• Danışmanlık sektörüne ilişkin devlet politikasının ortaya konulması,
• Devlet teşviklerinin artırılması,
• Büyük şirketlerin daha da büyümesine yönelik bir sistemin oluşturulması.
Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından Kasım 2012’de düzenlenecek, tüm tarafların katılımı ile sektörün sorunlarının ortaya konulup, çözüm önerilerinin tespit edilip raporlanacağı çalıştay sonrası, sektöre ilişkin bir yol haritasının çıkarılması hedeflenmektedir. Bu araştırmaya ilişkin sonuçların da tartışılacağı çalıştayın kesin tarihi, taraflara ayrıca duyurulacaktır.