Blog / Ar-Ge ve yenilikçilik çalışmalarının desteklenmesi ve geliştirilmesi Bakanlığımızın ana faaliyet ala
Ar-Ge ve yenilikçilik çalışmalarının desteklenmesi ve geliştirilmesi Bakanlığımızın ana faaliyet alanlarından biridir
Prof. Dr. Ersan ASLAN Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ar-Ge ve yenilikçilik çalışmalarının desteklenmesi ve geliştirilmesi Bakanlığımızın ana faaliyet alanlarından biridir
Üretimin, temel kalkınma unsuru olduğu dünyamızda teknolojik üretimin ülkelerin gelişmişlik düzeyine geleneksel üretimden daha fazla katkı sağladığı aşikârdır. Bakanlığımızca, bilgi ve yeni teknoloji üretme kabiliyetimizin, rekabet gücümüzü belirlediği göz önünde bulundurularak, Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi ana faaliyet alanlarından biri olarak belirlenmiştir.
Yenilik faaliyetleri, gerek ülkelerarası gerekse işletmeler arası rekabette taraflar açısından önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Piyasada bulunmayan bir ürünün üretilmesi, o ürünün Ar-Ge çalışmalarını yapıp pazara sunan firma için yüksek katma değer sağlamakta ve diğer firmalar ile olan rekabette söz konusu firmanın bir adım öne çıkmasını sağlamaktadır.
Günümüzde sadece yenilikçi işletmelerin rekabet üstünlüğünün olduğu bir yapıda, işletmelerin Ar-Ge yatırımlarına gereken önemi vererek yenilikçi faaliyetlerini artırmaları, başarı için anahtar unsur konumundadır.Bu gerçeklerden hareket ederek Bakanlığımız; Ar-Ge çalışmalarını yaygınlaştırmak, bilgi üretmek, nitelikli insan gücünü verimli bir şekilde değerlendirmek, geliştirip ürettikleri yüksek katma değerli ürünleri dünyaya pazarlayabilmek için yüksek teknolojinin üretimi ve kullanımına önem vermekte ve bunun için Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına büyük miktarda kaynak ayırmaktadır.
Bakanlığımızca verilen Ar-Ge destekleri sayesinde şirketlerimiz, kendi özgün teknolojisini üreten, bu teknolojiyi uluslararası pazarlarda markalara dönüştüren ve uluslararası ekonomik süreçlerde söz sahibi olan firmalar haline gelmektedir. Gelişen dünyamızda teorik bilginin pazarlanabilir ürünlere dönüşebilmesi için geliştirilen yapılanmaların başında Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) gelmektedir. Diğer bir ifadeyle teknoparklar, Ar-Ge ve yenilikçiliğe dayalı çalışmaların yürütüldüğü, yüksek teknoloji tabanlı işletmelerin kurulduğu, teknolojik bilgi üretiminin yapıldığı, bilimsel çalışma sonuçlarının uygulamaya aktarıldığı ve mevcut işletmelerin gelişiminin sağlandığı teknolojik ekosistemlerdir.
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 2001 yılında yürürlüğe girmesinin ardından geçen 11 yıllık süre içerisinde 45 TGB kurulmuştur. Bakanlığımız tarafından TGB altyapılarına sağlanan desteğin yanı sıra, TGB’lerde yer alan firmalara sağlanan vergisel muafiyetler, firmaların bu bölgelerde yer alarak Ar-Ge yapmasını teşvik eden önemli desteklerdir. Bu destekler sayesinde TGB’ler, sanayimizin teknolojik gelişiminin itici gücü olma yolunda önemli bir yol kat etmektedir. TGB’lerin faydaları, üniversitesanayi işbirliğinin tesis edilmesi ve bilimsel bilginin ticarileşmesiyle sınırlı kalmazken; kuruldukları şehirlerin ekonomik olduğu kadar sosyal gelişimi için de önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle üniversite mezunu nitelikli gençlerimiz, TGB’lerde kendilerine sağlanan avantajlarla girişimcilik faaliyetlerini daha rahat yürütebilmekte, yenilikçi fikirlerini uygulamaya koyabilmektedir.
TGB’ler, bölgesel kaynakların daha iyi değerlendirilmesini ve başta yerel yönetimler olmak üzere bölgesel kurumların da teknoloji üretme sürecine dâhil olmalarını sağlayarak yenilikçilik ve girişimcilik kültürünün toplum tabanına yayılmasında etkili olmaktadırlar. Bu nedenle, bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında kritik bir rol üstlenmektedir. TGB’lerin yanı sıra 5746 sayılı Kanun kapsamında kurulmasına Bakanlığımız tarafından onay verilen Ar-Ge Merkezleri sayesinde; önemli ölçüde Ar-Ge personeli istihdamı sağlanırken ülkemizin GSYH’dan Ar-Ge’ye ayırdığı payın artmasına katkıda bulunulmaktadır. Bu Kanun ile ülkemizde önemli sorunlardan biri olan nitelikli personel istihdamının önü açılmış, lisansüstü eğitim almış Ar-Ge personeli sayesinde yenilikçi ürünlerin sayısında da artış sağlanmıştır.
Ar-Ge merkezleri de TGB’lerde olduğu gibi nitelikli araştırma sayısının artmasına ve ülke gelişmişlik seviyesinin yükselmesine katkı sağlamaktadır. Ar-Ge kültürü bu ortamlarda filizlenerek toplum nezdindeki önemi anlaşılmakta ve hak ettiği noktaya ulaşmaktadır. Ar-Ge desteklerinin temel amacı olan Ar-Ge kültürünün oluşması ve yaygınlaşması sürecinde önemli roller üstlenen Ar-Ge merkezleri bölgesel kalkınmanın itici güçlerinden bir diğeri olmuştur. Ar-Ge Merkezleri ve Teknoparklara sağlanan destekler yanında, Bakanlığımızca, yürütülen Teknogirişim Sermaye Desteği programı sayesinde, yüksek eğitimli ve nitelikli gençlerin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini katma değer yaratacak ürünlere dönüştürmelerinin önü açılmıştır.
Bu kapsamda; Bakanlığımızın bağlı ve ilgili kuruluşu olan KOSGEB tarafından da ülke sathına yayılmış teşkilatları aracılığıyla; KOBİ’lere ve girişimcilere yönelik Ar-Ge İnovasyon destekleri ile önemli katkılar sağlanmaktadır. Bu programlara ilaveten, TÜBİTAK tarafından ülkemizdeki bilimsel ve teknolojiye yönelik araştırmalara, üniversitelerdeki araştırmacılara ayrıca Ar-Ge yapmak isteyen firmalara Ar-Ge ve yenilik programları kapsamında ciddi miktarlarda destekler verilmektedir. Verilen bu desteklerle, ülkemizin kalkınmasına büyük katkılar veren tüm işletmelerimizin daha yenilikçi ve rekabetçi birer dünya şirketi olmasını diliyor, yapılan çalışmaların ülkemizin refah ve kalkınmasına katkı sağlamasını temenni ediyorum.