Blog / Birinci Ar-Ge Merkezleri Zirvesi
Birinci Ar-Ge Merkezleri Zirvesi
Birinci Ar-Ge Merkezleri Zirvesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün himayelerinde, İstanbul Kongre Merkezi’nde 25 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirildi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ün Birinci Ar-Ge Merkezleri Zirvesi’nde Yaptığı Değerlendirme
Ülkemizin, sanayimizin daha rekabetçi bir yapıya kavuşturulması, Ar-Ge, yenilikçilik ve girişimcilik temelli ekonomik ve toplumsal dönüşümün sağlanması, daha modern, rekabetçi, üretim gücü daha yüksek bir Türkiye ideali ile Cumhuriyetin 100. yılında kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve 500 milyar Dolar ihracat yapan, dünyanın 10’uncu ekonomisi olması hedeflenmektedir. Türkiye´deki Ar-Ge harcamalarına bakıldığında üretim ve ihracattaki gibi olumlu bir seyir görülmektedir. Ar-Ge harcamaları 2002’ye göre üç kat artmış ve milli gelir içindeki payı ise yüzde 1 seviyesine yaklaşmıştır.
2023’te ise milli gelirin 2 trilyon Dolar olması, bunun içindeki toplam Ar-Ge harcamasının ise 60 milyar Dolar olmasını hedeflenmektedir. 2023 yılında Ar-Ge harcamalarının üçte ikisinin yani 40 milyar Doları’nın özel sektör tarafından yapılması hedeflenmektedir. Bakanlığımız, Türkiye’nin üretim, yatırım ve ihracat hedeflerine ulaşmasında çok önemli bir sorumluluk üstlenmiş ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı yeniden yapılandırmamız neticesinde yenilikçilik, girişimcilik, üniversite-sanayi işbirliği, Ar-Ge ve markalaşma gibi konular çok daha ön plana çıkmıştır. Bakanlığımızca yüksek katma değerli üretim hedefimizi gerçekleştirmeye yönelik olarak yapılan çalışmaların en önemlilerinden bir tanesi de Ar-Ge merkezlerinin kurulmasıdır.
2008 yılında uygulamaya başladığımız 5746 Sayılı ´´Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun´´ ülkemizin Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi açısından bir dönüm noktası olmuştur. 5746 Sayılı Kanunla Bakanlık olarak 50 ve üzeri Ar-Ge personeli bulunduran firmalarımıza Ar-Ge merkezi belgesi vermeye başlanmış ve Ar-Ge merkezi belgesi alan işletmelerimize çok önemli teşvik ve muafiyetler sağlanmıştır. Bugün Ar-Ge merkezlerine sağladığımız desteklerin üretime, Ar-Ge´ye veya nitelikli istihdama dönüştüğünü görmek son derece memnuniyet vericidir. Faaliyette olan 130 Ar-Ge merkezimizde halen 15 bine yakın Ar-Ge personeli istihdam edilmekte ve 3 bin 267 adet Ar-Ge projesi yürütülmektedir. Bu merkezler, sadece İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve Ankara gibi illerin dışında, Bilecik, Bolu, Düzce, Kırklareli, Tekirdağ, Malatya ve Sivas´ta kurulmakta olup artık Anadolu´daki firmalarımız da rekabet gücünü yenilikçilikte ve Ar-Ge´de aramaktadır. Yerli firmalarımız yanında yüzde yüz yabancı ya da yabancı ortaklı bazı firmalar da Ar-Ge teşvikleri nedeniyle Ar-Ge merkezlerini Türkiye´ye taşımayı, bu nedenle buraya yatırım yapmayı planlamaktadırlar. Aynı zamanda yabancı sermayenin artmasında da Ar-Ge merkezleri önemli rol üstlenmektedirler.
Ar-Ge merkezi kuran firmalarımızın sektörel dağılımı açısından bakılınca da ağırlıklı olarak otomotiv ve yan sanayi, dayanıklı tüketim malları, savunma sanayi, elektronik, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi katma değeri yüksek sektörlere mensup olması da son derece önemlidir. Türkiye´nin ihraç ettiği ürünler içinde, düşük teknolojiyle üretilen ürünlerin payı azalmış, orta seviye teknolojiye sahip ürünlerin payı da ciddi oranlarda artmıştır. Bundan sonraki süreçte ana hedefimiz, üretim ve ihracatımızın içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını daha da artırmaktır. Bugün yüzde 5´ler seviyesinde olan bu payı yüzde 20´ler seviyesine çıkarmak zorundadır.
Türkiye´nin daha rekabetçi bir kimlik kazanması, üniversitelerin daha iyi araştırmalar yapması ve reel sektörün daha yüksek katma değerli üretim yapması için, bu altyapıyı işletecek olan insan kaynağının da oluşturulması gerekmektedir. Türkiye’de bin kişiye 1 araştırmacı düşmekte olup örneğin ABD’de 5, Kore’de 5,4, Almanya’da ise 4 civarındadır. Bu konuda da Ar-Ge merkezlerine büyük rol düşmektedir. Bu nedenle, Ar-Ge merkezlerinin hem nicelik hem de nitelik olarak geliştirilmesi için Ar-Ge merkezlerimizin özellikle üniversitelerimizle daha yakın ilişkiler kurmaları son derece faydalı olacaktır.